''BİZ OROSPULAR ISRARLA SÖYLÜYORUZ Kİ; BU SİYASETÇİLER BİZİM OĞULLARIMIZ DEĞİL''
ispanya'da orospular eylem yapmışlar
ama o ağır ağır böğürüyordu, haincesine, gözyaşları akıtmadan; dünyada bütün sesi çıkmayan sefaletin önemli umutsuz sesi...
18 Haziran 2012 Pazartesi
9 Haziran 2012 Cumartesi
jean soul partre
bir kaç saniye sustular. bu arada bir sürahi sessizlikten yararlanarak duvarlar üstünde yansıyan kristal bir ses çıkardı.
boris viannnnnnnnnn
boris viannnnnnnnnn
4 Haziran 2012 Pazartesi
28 Mayıs 2012 Pazartesi
yoruldum yakalanmazı kovalamaktan
bütün kapılar kapalı inik bütün perdeler
nerdeler nerdeler nerdeler
gidilmeyen gelinmeyen bir yerdeler
dilsizler fısıldıyor sağırlara uzaktan çok uzaktan
bakışın gözleri yok koşunun ayakları
yoruldum yakalanmazı kovalamaktan
bir cıgara içeyim
nazım
nerdeler nerdeler nerdeler
gidilmeyen gelinmeyen bir yerdeler
dilsizler fısıldıyor sağırlara uzaktan çok uzaktan
bakışın gözleri yok koşunun ayakları
yoruldum yakalanmazı kovalamaktan
bir cıgara içeyim
nazım
26 Mayıs 2012 Cumartesi
12 Mayıs 2012 Cumartesi
kolera günlerinde aşk
"O zaman, kendisinin olmayan, yalnızca kendi yerinde oturmayı sürdüren birinin bedeni içinde olmanın büyüleyici duygusuyla ayağa kalktı, mantığını yitirmemek için büyük bir çaba harcamak zorunda kaldı."
"Arabanın aynasında bir an kendine baktı, imgesinin bile Fermina Daza'yı düşündüğünü gördü."
" Posta kayığı, pazaryerinin bin bir çeşit kokularının deniz dibinin pis kokusuyla karışarak tek bir iğrenç kokuya dönüştüğü rıhtımda demirlemiş yelkenliler arasından kendine yol açarken güneş ortalığı ısıtmaya başlıyordu."
"En arkada da, adı bile görevlerinin belirsizliği hakkında bir fikir veren, genel işler bölümü vardı; burada şirketin öteki bölümlerinde çözülememiş sorunlar ölmeye bırakılıyorlardı."
"Arabanın aynasında bir an kendine baktı, imgesinin bile Fermina Daza'yı düşündüğünü gördü."
" Posta kayığı, pazaryerinin bin bir çeşit kokularının deniz dibinin pis kokusuyla karışarak tek bir iğrenç kokuya dönüştüğü rıhtımda demirlemiş yelkenliler arasından kendine yol açarken güneş ortalığı ısıtmaya başlıyordu."
"En arkada da, adı bile görevlerinin belirsizliği hakkında bir fikir veren, genel işler bölümü vardı; burada şirketin öteki bölümlerinde çözülememiş sorunlar ölmeye bırakılıyorlardı."
11 Mayıs 2012 Cuma
Parmağıyla ilkokul çantama tık tık diye vurur
Cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
Küçük bir askerdim ben de
Siyah önlüğümün içinde bembeyaz bir yürek
Dökülürdüm yollara hava soğuktu okulum uzak
Bir avucumda közde pişmiş sıcacık bir patates
Hem beslenmeliyim hem üşümesin diye elim
Değiştirirdim ara sıra çantamla patatesi
Dikkat ederek çantama
Cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
Babamın bilmediği bir şey vardı
Her sabah çantamın içine bir gün doğar
Ortasından ekvator geçer
ve masmavi gökyüzünde çantamın
Güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçardı
Gülün bakalım bıyık altından şimdi siz
Söylesem inanmayacaksınız
Siz uyurken çantamın içinde Atatürk Samsun'a çıkardı
ve bilirdi yedi kere sekizin kırk iki olduğunu
Bilmeseydi eğer bandırma vapuru sinop burnu'na çarpardı
Ben bir türlü bilemedim aram hiç iyi olmadı hesap kitapla
Nohut ve fasulyeden bir abaküsüm vardı
Hesabını hâlâ verebilmiş değilim hayata
İyi şiir okurdum ama iyi resim yapardım
Eyvah dediler bu çocuk adam olmaz
Yazık oldu çantaya
Cevizdendi inegöl işiydi...
Cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
Küçük bir askerdim ben de
Siyah önlüğümün içinde bembeyaz bir yürek
Dökülürdüm yollara hava soğuktu okulum uzak
Bir avucumda közde pişmiş sıcacık bir patates
Hem beslenmeliyim hem üşümesin diye elim
Değiştirirdim ara sıra çantamla patatesi
Dikkat ederek çantama
Cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
Babamın bilmediği bir şey vardı
Her sabah çantamın içine bir gün doğar
Ortasından ekvator geçer
ve masmavi gökyüzünde çantamın
Güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçardı
Gülün bakalım bıyık altından şimdi siz
Söylesem inanmayacaksınız
Siz uyurken çantamın içinde Atatürk Samsun'a çıkardı
ve bilirdi yedi kere sekizin kırk iki olduğunu
Bilmeseydi eğer bandırma vapuru sinop burnu'na çarpardı
Ben bir türlü bilemedim aram hiç iyi olmadı hesap kitapla
Nohut ve fasulyeden bir abaküsüm vardı
Hesabını hâlâ verebilmiş değilim hayata
İyi şiir okurdum ama iyi resim yapardım
Eyvah dediler bu çocuk adam olmaz
Yazık oldu çantaya
Cevizdendi inegöl işiydi...
Ahmet ULUÇAY
insancıl mizah=gabriel garcia marquez
BURASI BİR TAÇLI TANRIÇAYA UYGUN BİR YER DEĞİL
kolera günlerinde aşk
o zaman Euclides soyunup dünyanın öteki gökyüzünü, mercanlarla kaplı deniz dibini görmek için bile olsa kendisiyle birlikte dalmasını söyledi ona (florentino ariza'ya). Ama Florentino Ariza Tanrı'nın denizi sadece pencereden bakmak için yarattığını söylerdi hep; bu yüzden yüzme öğrenmemişti.
7 Mayıs 2012 Pazartesi
ben, benjy, benjamin
ama o ağır ağır böğürüyordu, haincesine, gözyaşları akıtmadan; dünyadaki bütün sesi çıkmayan sefaletin önemli umutsuz sesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)